Tem
17
2016
0

Darbenin şifresi Google’da saklı

Merhaba arkadaşlar, bu yazımızda 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin şifrelerini Google üzerinden açıklamaya çalışacağım. Teknolojinin gelişmesiyle artık herkesin elinin altında bir bilgisayar ve tablet mutlaka var. Telefonunuzda, tabletinizde, bilgisayarınızda yaptığınız her arama Google tarafından analiz ediliyor ve geçmişe dönük olarak yayınlanıyor.

Bazı büyük ülkeler yapay oluşumlar ile terör örgütleri oluşturuyorlar ve işleri bitince yerlerine başka bir örgütü getiriyorlar. Bu konuyu El Kaide ve İşid üzerinden analiz edersek;

Google trend de El Kaide aramalarına bir bakalım. 2004 yılından 2011 yılına kadar aramalar gittikçe azalıyor ve Usame Bin Ladin’in öldürüldüğü 2011 yılında zirve yapıp düşüşe geçiyor.

EL KAİDE

Yıllara göre El Kaide arama grafiği

Peki El Kaide bittiğinde yerine hangi terör örgütü getirildi bir de ona bakalım. Tahmin ettiğiniz gibi El Kaideye ihtiyacı kalmayan küresel güçler onu çöpe atarken yerine İşid’i kuruyorlardı. El Kaide 2014 yılında Google aramalarında dip yaparken İşid ise zirve yapıyordu. Sadece Google aramalarındaki arama sayıları bile bu örgütlerin geleceğine ışık tutuyor.

IŞİD

Yıllara göre İşid arama grafiği

Şimdi birde Pkk ve Pyd üzerinden bu grafiklere bakalım.İki grafiği üst üste koyduğumuz zaman Pyd, Pkk’yı 2013 Kasımında geçiyor ve Pyd sorunu başlamış oluyordu.

PKK PYD GRAFİĞİ

 

Peki ama 15 Temmuz’daki darbe girişimi Google aramalarında geliyorum demiş miydi ? Evet o da geliyorum diyordu. Şimdi birde onun aramalardaki grafiğine bakalım;

fetö

Yıllara göre Fetö arama grafiği

Tabloya göre Fetö  Terör örgütü 2005 yılında ilk sinyallerini (üç ay boyunca) vermesine rağmen ancak on yıl sonra 2015 yılının ilk aylarında Türkiye’de kendisine yer buluyordu. Yani tam on yıl boyunca göz ardı edilmişti. Bunun sonucu olarak ta bir buçuk sene sonra dallanıp budaklanıyor ve darbe olarak önümüze koyuluyordu…

Yaziyi gonderen in: Genel |
Tem
14
2016
0

Ethereum Nedir?

Ethereum Nedir?

ethereum

İlk defa Kuzey Amerika Bitcoin Konferansında kurucusu Vitalik Buterin tarafından tanıtımı yapılan ve kendilerinin bile beklemediği büyük bir ilgi ile karşılaşan Ethereum dışarıdan bakıldığında bir “ altcoin ” gibi görünse de aslında diğer altcoinlere nazaran çok daha fazla yenilik içerin bir sistem.

Tek bir cümle ile açıklamak gerekirse, Ethereum Projesi, ana güç kaynağı ETR (kripto para) olan bir Kripto İşletim Sistemidir. Bitcoin’in blockchain mantığından yola çıkılarak oluşturulan Ethereum platformu, kendisine ait özel bir yazım dili kullanarak bu işletim sistemi üzerinde “merkezi olmayan” yazılım protokolleri geliştirilmesine olanak sağlamaktadır. Bu protokoller sayesinde aynı ana işletim sistemi içerisinde ve tek bir blockchain üzerinden kabul edilmiş kontratlar kullanarak binlerce altcoin yaratmak mümkün olabilecek. Çoğu insan Ethereum’u şu şekilde tanımlıyor:  “Bitcoin Vol 2”

Ethereum, algoritması gereği, scrypt madenciliği ile Asic cihazlara karşı dirençli bir yapıya sahip. Bu sayede her bireysel bilgisayar rahatlıkla madencilik yapabilecek ve sistem ağı çok daha geniş kitleler tarafından beslenebilecek.

Ethereum Nasıl Alınabilir?

Öncelikle www.btcturk.com sitesine üye oluyoruz. Hesabımıza TL gönderip bitcoin satın alıyoruz. Daha sonra bu bitcoinleri www.poloniex.com sitesinde açtığımız cüzdanımıza aktarıyoruz.
https://poloniex.com/exchange#btc_eth sayfasından bitcoinleri, ethereum’a çeviriyoruz.

Ethereum Nasıl Satılır?

İlk önce ethereumu bitcoine çeviriyoruz.Sonra  btctürk btc deposits adresinizi kopyalayıp sonra poloniex de deposits/withdrawals bölümüne gidiyoruz orada btc yi buluyoruz sonra yanındaki withdrawals kısmına tıklıyoruz.  Btctürk btc deposits adresinizi ve göndereceğiniz miktarı oraya girin ve gönderin bu kadar.

Not: Bu yazı bilgi vermek amaçlı yazılmıştır. Yapılan işlemlerden her hangi bir sorumluluk kabul edilmez.

 

Şub
26
2016
0

Yeni Projelerle Karşınızdayım

Huzur KandemirUzun zamandır düşündüğümüz kitap sitelerimiz artık yayında. 17 milyon öğrencisi olan Türkiye kitap pazarında daha fazla geri kalmak istemedik. Müşterilerimize daha iyi hizmet verebilmek için operasyon merkezimizi 3.000 m² alanda 1.000.000 üzerinde kitap stoğu ile yeni hizmet merkezimize taşıdık.

İki adet kitap sitesi açtık.Bu kitap sitelerimizle 7 gün 24 saat online satış yapıyoruz. 49 TL ve üzerindeki siparişlerde kargo ücretini biz karşılıyoruz. İsteyen müşterilerimize, tüm kredi kartlarında taksit yapıyoruz.

Bu sitelerimize ek olarak gelecek senelerde oyuncak sitmiz ve sarf malzemeleri satan bir sitemiz daha yayında olacak.

Artık çağımızın e ticaret çağı olduğunu biliyor ve ona göre pozisyon alıyoruz.

Sizleride bidolukitap ve boomkitap sitelerimize davet ediyor, güzel kitaplarla buluşturmak istiyoruz.

“İnsan her gün bir parça müzik dinlemeli, iyi bir şiir okumalı, güzel bir tablo görmeli ve mümkünse birkaç mantıklı cümle söylemelidir.”

Sevgilerimle

Huzur Kandemir

Şub
12
2016
0

Doğru Seo ve doğru reklam ile e-ticarette zirveye oynayın

seo

Televizyon Reklamları ve Online Alışveriş

Gelişen teknoloji sebebi ile online alışverişin kolay, hızlı ve çabuk erişilebilir olmasından dolayı insanların alışveriş çılgınlığı giderek çığ gibi büyüyor. Yapılan araştırmalara göre televizyonlarda prime time denilen aralıkta yani 20.00 ile 23.00 saatleri arasında daha pahalı, daha hızlı ve daha fazla alışveriş yapılmaktadır. Bunun temel sebebi televizyon reklamlarıdır. Araştırmaya göre bu saatler arasında online mağazaların günlük ziyaret oranı bu saatlerde zirve yapıyor. Bu süre içinde her saatte ortalama % 69 daha fazla para harcanıyor. İnsanlar televizyon karşısında otururken satın almaya daha çabuk karar veriyor ve online alışveriş sitelerine yöneliyor. O yüzden bu saatler arasında daha dikkatli davranılması gerekiyor. (Devamini okumak icin tiklayin)

Kas
02
2014
0

Ödüllü Fotoğraflar

AdsızTasherasong - Action

© Mark Teo Zhengcong/Red Bull Content Pool

xzdvcxcvcv Adsızsdffffffffffffffasdsad Adsızsdfgfdg Adsızvcbbnv adzd kşklkjkjhjhgj sdsxfxcgcvbcvb şşkljkjkh xcvxcvxcvcvcb xcvxcvxcvcxvxcvxcv  zxc zxvccvb

sdfghjklhgf cxvcvxcvx xfxcx

tumblr_nmcd8o4sov1ur69d2o1_r1_1280

2Q-1 Z-1wedding_1 weddingtips_cover

Yaziyi gonderen in: Fotoğrafcılık |
Oca
09
2014
0

20 Derste Osmanlıca Öğrenin

osmanlıca1

Arkadaşlar az ve öz olarak 20 derste Osmanlıca öğrenmek isterseniz aşağıdaki dersleri takip edebilirsiniz.Her gün bir saat çalışmanız yeterlidir.Konuya çalışın ve tekrarlarla kendinizi pekiştirin. Kolay gelsin… (Devamini okumak icin tiklayin)

Eki
17
2013
0

En İyi On Türk Romanı

Türk romanının 50 yıllık serüveninde öne çıkan yapıtları eleştirmenlere, dil uzmanlarına, akademisyenlere sorduk. 10 jüri üyesinden 10 Türk romanının ismini istedik. Jüri üyelerinin, Türk edebiyatının en verimli dönemine denk düşen son yarım yüzyıldan en iyi romanları derlerken zorlandıklarına kuşku yok. O yüzden bazıları seçimlerini gerekçelendirdi. Yaşar Kemal, Oğuz Atay ve Orhan Pamuk, çeşitli kitaplarıyla 10 kişilik jürinin tüm listelerine giren isimler oldu

1-Tutunamayanlar

Modern Türk edebiyatında dönüm noktası

oguz atay

Oğuz Atay’ın ilk romanı. Yayımlandığı 1970 yılında TRT Roman Ödülü’nü kazandı. Modern Türk Edebiyatı’nın en önemli eserlerinden. Dil ve anlatım biçimi edebiyatta bir devrim olarak kabul ediliyor. Doğan Hızlan, “Her zaman tartışılacak. Sadece Türk edebiyatında değil, çağdaş Türkiye tarihinde önemli bir etki bırakan kitap olduğu için” diyor. Konusu özetle şöyle: Selim Işık’ın intihar ettiğini öğrenen Turgut Özben, ihmal ettiğini düşündüğü arkadaşının geçmişinin izini sürmeye çalışır. Romanda birçok kişinin her biri aslında Selim’in hayatındadır. Selim Işık ‘düşünen ve sorgulayan insan’ın simgesidir ve bu yüzden ‘tutunamamış’tır.

2- Saatleri Ayarlama Enstitüsü

Doğu-batı sarmalında bocalayan toplum

saat

Tanpınar’ın kült kitabı 1962’de yayımlandı. Doğu-Batı; iki uygarlık arasında bocalayan toplumumuzun tutum ve davranışlarını alaya alan eleştirel bir roman. Yapıt çocukluğu II. Abdülhamit döneminde geçen, Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemlerinde de yaşayan Hayri İrdal’ın anıları şeklinde kurgulanmış. Dört bölümden oluşuyor: Büyük Ümitler, Küçük Hakikatler, Sabaha Doğru, Her Mevsimin Bir Sonu Vardır. Konur Ertop seçimini, “Abdülhamit döneminden 1940’lara uzanan süreçte toplumumuzu etkileyen düşünceleri, bu etkiler içindeki yaşama biçimimizi yansıttığı, incelikli bir alaysamadan beslendiği için” sözleriyle gerekçelendiriyor.

3- İnce Memed

50 yıldır okunan kült yapıt

ince memed

Nobel ödülüne aday gösterilen ilk Türk edebiyatçısı Yaşar Kemal’in 1955’te yazdığı, sonraki yıllarda devamını kaleme aldığı ilk romanı. Yaşar Kemal bu romanla Varlık Roman Armağanı’nı kazandı. O dönem Cumhuriyet gazetesinde tefrika edilen dört ciltlik yapıt, yaklaşık kırk dile çevrildi. Doğan Hızlan, İnce Memed’i seçmesinin nedenini, “Destan geleneğinden gelip, kendi destanını yazdığı ve 50 yıldır okunan bir eser olduğu için” sözleriyle açıklıyor. Olaylar Cumhuriyet’in ilk yıllarında geçiyor. Anadolu halkının geri kalmışlığı, cahil bırakılmışlığı, köy hayatının sefaleti ve ağaların tüm yöreye tamamen hakim olması üzerine bu duruma karşı bir isyan öyküsü Türk dilinin en güzel kullanımı ve muhteşem tasvirlerle anlatılıyor.

4- Anayurt Oteli

Filmi de bir başyapıt

anayurt oteli

Yusuf Atılgan’ın Anayurt Oteli romanı 1973’te yayımlandı. Yalnızlık ve psikolojik yabancılaşmayı işlediği için modern Türk romanının Oğuz Atay’ın öncüsü sayılıyor. ‘Aylak Adam’ romanında olduğu gibi bu roman da tek karakter üzerine kurulmuş. Kitap gibi, Ömer Kavur’un yönettiği aynı adlı filmi de Türk sinemasında bir başyapıt ilan edildi. Doğan Hızlan kitabı, “Kent-kasaba ikilemi kadar, birey yalnızlaşmasını olağanüstü bir etkileyicilikle dile getirdiği için” seçtiğini belirtiyor. Kendisini otelle sınırlayan Zebercet’in dış dünya ve insanlarla ilişkisi asgaridir. Roman, bir kadının otelde bir gece kalıp ertesi gün gene geleceğini söyleyip gitmesiyle başlar. Bu ziyaret Zebercet’in gerçek bir sevgiyi yaşayabileceği bir kadına sahip olma güdüsünü uyandırır. Bu devre Zebercet’in dış dünyaya açıldığı dönemdir.

5- Bir Gün Tek Başına

bir gün tek basina

Vedat Türkali’nin 744 sayfalık ilk romanı Milliyet Yayınları 1974 Roman Ödülü’nü kazandıktan sonra yayımlandığında büyük ilgi gördü. 1975 Orhan Kemal Roman Armağanı’nı da kazandı. Kitap 27 Mayıs’ı ortaya çıkaran koşulları edebi bir dille anlatıyor. Feridun Andaç, “Dönem romanı kavramını zenginleştiren anlatım zenginliği, sinemasal öğeleri başarıyla kullanması; karakterlerin gerçekçi biçimde dile gelen öyküleriyle klasik roman örgüsünü günümüz romanında taçlandıran bir başyapıt” diyor. Gizli bir komünist örgüte girmekle suçlanan Kenan, nezarette polisten yediği bir tokattan sonra örgütten uzaklaşmıştır. Bir gece gazeteci arkadaşlarıyla içmeye gittiğinde felsefe son sınıf öğrencisi Günsel’le tanışır. O gece koyu sabaha kadar içer, uzun uzun konuşurlar. Kenan eve dönerken kan zehirlenmesi geçirir ve nekahat döneminde Günsel’i düşünür…

6- Sevgili Arsız Ölüm

Büyülü gerçekçiliğe yakıştırılıyor

arsiz olum

Latife Tekin’in 1983’te yayımlandığında edebiyat gündemine ilk kitabı. Gerçekçi romanın çizgisel yapısını da kıran yazar, canlı-cansız, hayat-ölüm ve dünya-öte dünya ayrımlarını bulanıklaştırarak, edebi tavrını gerçekle hayali olan arasındaki geçişler üzerine kuruyor. Tekin’in özyaşamını da içeren kitap, Huvat ailesinin köydeki yaşamlarını, yoksulluk bilgilerini, köyden kente göçlerini ve geleneksel kültürleriyle kentteki yaşama tutunma çabalarını anlatıyor. Büyülü gerçekçilik akımına da yakıştırılan romanının ardından peş peşe diğer romanları geldi. İngilizce, Almanca, Fransızca, İtalyanca, Farsça ve Hollandacaya çevrildi. Konur Ertop kitabı, köy romanının alışılmış sınırlarını genişlettiği, köyde (daha sonra gecekondu ortamında) büyülü gerçekçilik anlayışıyla yaşamı, inanç dünyasını gözönüne serdiği için listeye aldığını söylüyor.

7- Devlet Ana

Osmanlının kuruluş romanı

devlet ana

Kemal Tahir’in en iyi romanı olarak nitelenen kitap 1967’de yayımlandı, 1968’de TDK Ödülü’nü kazandı. Devlet Ana, Osmanlı Devleti kurulmadan önceki Anadolu’nun görünümünü ve Anadolu insanının özlemlerini anlatırken onların güçlü güvenli adaletli bir devlete duyduğu ihtiyacı da açığa çıkarıyor. Kitap, Ertuğrul Bey’in at bakıcısı Demircan’ın öldürülmesiyle başlar. İkinci olay Ertuğrul’un ölümü ve Osman Bey’in oymağın beyliğini üstlenmesidir. Osman Bey, zamanının ulularından Şeyh Edebali’nin kızını alır. Diğer yandan Orhan Bey, Nilüfer Hatun’la olan ilişkisini evlenmeye kadar vardırır. Ancak, roman Orhan Bey evlenmeden son bulur.

8- Benim Adım Kırmızı

Ölüler ve nesneler dile geliyor

benim adim kirmizi

Orhan Pamuk’a Nobel’in yolunu döşeyen kitaplardan. 1998’de yayımlanan roman 1591’de Osmanlı Padişahı III. Murat döneminde İstanbul’da geçer. Saray hattatları ve nakkaşları padişahın emriyle hazırlanan bir kitap için gizlice Frenk etkisi taşıyan resimler yaparlar. Kitabın başlıca kahramanları, sanatçıları evinde barındıran evin kızı Şeküre ve ona aşık teyzeoğlu Kara’dır. İstanbul’da pahalılık ve korku hüküm sürmekteyken bu evdeki hattat ve nakkaşlar kahvehanelerde toplanıp meddahların anlattığı hikayelerle eğlenir. Benim Adım Kırmızı’nın bir özelliği de, ölüler ve cansız nesnelerin dile gelerek öyküyü kendi bakış açılarıyla anlatması. Pek çok uluslarası ödül kazandı ve 46 dile çevrildı.

9-  Bir Düğün Gecesi

1970’li yılların Türkiye’sinde ordu, siyaset, iş dünyası

bir düğün gecesi

Adalet Ağaoğlu’nun 1979’da yayımlanan ‘Bir Düğün Gecesi’ romanı, ‘Dar Zamanlar’ adlı üç kitaplık roman dizisinin ikinci kitabı. ‘Ölmeye Yatmak’ romanının devamı olarak kurgulandı; iki romanda aynı kişilerin hayatlarından kesitler sıralanır. Bu ikiliyi, 1987’de yayımlanan ‘Hayır’ adlı romanı takip eder. 1970’li yılların Türkiye’sinde ordu, siyaset, iş dünyası arasındaki ittifakı bir gece içinde gerçekleşen birkaç ana olay etrafında ve bir düğüne katılan davetliler üzerinden anlatan roman, büyük ilgi gördü ve çok sayıda ödül aldı. 1979 Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü, 1980 Orhan Kemal Roman Armağanı ve 1980 Madaralı Roman Ödülü bunlardan bazıları.

10- Her Gece Bodrum

Kırgın bir aşk hikayesi

selim ileri

Selim İleri’nin 1976’da yayımlanan kitabı çağdaş Türk edebiyatının temel romanlarından. İleri’yi geniş okur kitleleriyle buluşturdu. Çok prestijli bir ödülün de sahibi: 1977 TDK Roman Ödülü. Doğan Hızlan bu roman için şöyle diyor: “Selim İleri’nin DNA’sının yattığı eserlerinin önde gelenidir. Onun klasikleri arasındadır.” Roman, 1992’de yine yazarı Selim İleri’nin senaryosuyla sinemaya da uyarlandı. Konusu evlenmemiş bir kadının Bodrum tatilinde yaşadığı kırgın bir aşk etrafında şekilleniyor

Hürriyet

Yaziyi gonderen in: Genel,Kitap |
Tem
20
2013
0

Kalpten Düşme

images

İçinden geldiği gibi yazan yazarları severim. Bundan önceki ‘Körlük’ kitabında olduğu gibi. Yazar noktalama işaretlerini bile unutmuştu.Ben koydum çoğu zaman.

Yazar kendisini zorlayarak yazarsa ona edebiyat çevreleri ‘edebiyatın köşe taşı’ der. Yazar kasmıştır eserinde.Edebiyat yapmıştır. Basit bir kalası yontmuş ev yapmıştır.Ama içinden geldiği gibi yazarsa edebiyatı köşeye yatırır. Okuyucunun ‘köşe taşı’ olur.

Ama yazmak için yazarın havaya girmesi gerekir.Belki üzüntüden belki sevinçten belki de yediği pastadan 😀 Ben bu kitapda Ayşe Özyılmazel’i havaya girmiş gördüm.Ve gördüğünüz gibi beni de havaya soktu 😀

kalpten-dusme-sahi-ben-neye-inanmistim_avatar_orj (1)

Ayşe Özyılmazel’in bu kitabını açıkcası ……………kalarak aldım. Acaba kalem tutmasını biliyormuydu 😀 Makyajına verdiği önem kadar bu kitaba da önem vermişmiydi:D

Kitaba gelecek olursak Ayşe Arman’ın ilk senelerindeki o ‘asi kız’  ‘özgür kız’ tiplemesine benzettim. Hoşuma gitti. Kaybettiğim Ayşe Arman’ı burada buldum.Sonra kitabı iyi ki almışım dedim. Bu seneki uzun tatilimde okunacak kitapların arasına kattım.

20130720_103839

Ayşe Özyılmazel’in dediği gibi yazar yazmak için kendisini kasmayacak.Gevşek bırakacak.Kalemi kendisini nereye götürüyorsa oraya gidecek. Okuyucunun birazda kafasını dağıtacak.Kendisiyle dalga geçecek. Okuyucuyla dalga geçecek. Hayatla dalga geçecek.

Ayşe Özyılmazel ‘kendi’ olduğu sürece, kitaplarına makyaj yapmadığı sürece okuyacağım bir yazar:D Vira bismillah…..

Yaziyi gonderen in: Genel,Kitap | Etiketler: ,
Nis
24
2013
0

Körlük

korluk2013

Bir müddettir Jose Saramago’nun Körlük kitabını okuyorum.”Araba kullanmakta olan bir adam, yeşil ışığn yanmasını beklerken ansızın körleşir. Körlüğü, başvurduğu doktora da bulaşır. Bu körlük, bir salgın hastalık gibi bütün kente yayılır; öldürücü olmasa da tüm ahlaki değerleri yok etmeyi başarır.”

Kitap ilk bir kaç bölüm hariç 150’nci sayfalara kadar sıkıcı.Adamı bunaltıyor ama sonra biraz hareketlenme başladıktan sonra şu aralar fena değil.Kitapla ilgili başka bir tespitim ise yazarın noktalama işaretlerine uymadan kitabı yazması.Düz yazı şeklinde kitap akıyor.Neyse kitabı okumaya devam…

Yaziyi gonderen in: Genel,Kitap |
Şub
10
2013
0

Bu da Güzel

Yaziyi gonderen in: Genel |

C WP Ataofis