Eyl
16
2016
0

Batı Teröre Nasıl İşaret Ediyor

teror

Batılı ülkeler Türkiye’de kurguladıkları terör eylemlerinden önce Türkiye’de ki misyonlarını kapatmaları artık olağan oldu. Bir saldırıya ön ayak olan ülkeler sanki daha önceden haber almışlar gibi saldırının yapılacağı ildeki temsilciliklerini kapatıyorlar.

Aşağıda ki yazıda göreceksiniz ki Amerika, Antep’i hedef gösteriyor orada bombalar patlıyor. Almanya İstanbul’u hedef gösteriyor orada bombalar patlıyor. İngiltere, Ankara’yı hedef gösteriyor Ankara’da bombalar patlıyor. Ne batıymış arkadaş, adamlar elleriyle koymuş gibi, nerede terör saldırısı olacak biliyorlar…

Dün ise Terör örgütü İŞİD’in  Türkiye’deki Alman ve İngiliz büyükelçiliklerine yönelik eylem arayışında bulunduğu istihbaratı üzerine bu iki ülkenin Türkiye’de ki diplomatik temsilcilikleri ve okulları kapatıldı.

Bilindiği gibi daha öncede 13 Temmuz 2016’da Fransa Türkiye’de ki diplomatik temsilciliklerini kapatmıştı. Fransız Büyükelçiliğinin web sitesinde ise şu açıklama yapılmıştı;

“Ankara, İstanbul ve İzmir’de düzenlenmesi öngörülen 14 Temmuz kutlamaları iptal edilmiştir. Kararla ilgili Türk Makamları bilgilendirilmiştir. Kendileriyle sürekli iletişim halindeyiz. Fransa’nın Türkiye Büyükelçiliği ve Fransa’nın İstanbul Başkonsolosluğu, 13 Temmuz 2016 Çarşamba günü saat 13.00’dan itibaren, ikinci bir emre kadar, kapalı olacaktır. Anlayışları için Türkiye’de yaşayan Fransız topluluğuna ve tüm davetlilerimize teşekkür ederiz” dendi.

Fransa’nın İstanbul Başkonsolosu Muriel Domenach da Twitter hesabından şu açıklamayı yapmıştı;

“Güvenlik nedeniyle, İstanbul’daki 14 Temmuz Resepsiyonu iptal edildi, tıpkı İzmir ve Ankara’da gibi. Türk yetkililerle irtibat halindeyiz. Konsolosluğumuz ve Fransız Kültür Merkezi, yeni bir bildirime dek kapalı olacaktır”

13 Temmuzdan sonra hangi olaylar oldu bir bakalım isterseniz;

14 Temmuz 2016

Silah ve patlayıcı yüklü bir kamyon kullanan saldırganın, 14 Temmuz Ulusal Gün kutlamaları için Nice’in kent merkezinde toplanan kalabalığın arasına dalması sonucu 10’u çocuk 84 kişi yaşamını yitirdi, yaklaşık 150 kişi de yaralandı.

15 Temmuz 2016

Türkiye’de Fetö terör örgütüne mensup subaylar tarafından darbe girişimi yapıldı. Darbe girişimi sonucunda iki yüz’ün üzerinde vatandaşımız hayatını kaybetti.

Şimdi biraz daha geriye gidelim 17 Mart 2016’da Almanya Dışişleri Bakanlığı, Ankara’daki büyükelçiliğinin olası saldırı tehdidi nedeniyle kapatıldığını açıkladı. İki gün sonra İstiklal Caddesinde İŞİD üyesi olan terörist Mehmet Öztürk  üzerindeki patlayıcıyı infilak ettirdi. 5 vatandaşımız hayatını kaybetti 36 vatandaşımız ise yaralandı.

Amerika 2 Nisan’da Uyardı ve Gaziantep’de ki temsilciliklerini kapattı. Bir ay sonra Gaziantep’de Bomba yüklü araç ile terör saldırısı gerçekleşti.

2 Nisan 2016;

ABD’nin Ankara büyükelçiliği vatandaşlarına aralarında İzmir, Muğla ve Diyarbakır’ın da bulunduğu 19 kente gitmemeleri uyarısında bulundu. Mesajın sadece İngilizce yayımlanması ve sitenin Türkçe versiyonunda bulunmaması dikkat çekti.

Büyükelçiliğin resmi internet sitesindeki bilgi notunda gidilmemesi istenen iller şöyle: Hatay, Kilis, Gaziantep, Şanlıurfa, Şırnak, Diyarbakır, Van, Siirt, Muş, Mardin, Batman, Bingöl, Tunceli, Hakkari, Bitlis, Elazığ, Adana, İzmir ve Muğla. Duyuruda ayrıca Gaziantep’teki ABD misyonlarının geçici olarak kapatıldığı, güvenlik tehdidinin ortadan kalkması halinde bu kararın değiştirileceği belirtildi.

Büyükelçiliğin resmi internet sitesindeki bilgi notunda gidilmemesi istenen iller şöyle: Hatay, Kilis, Gaziantep, Şanlıurfa, Şırnak, Diyarbakır, Van, Siirt, Muş, Mardin, Batman, Bingöl, Tunceli, Hakkari, Bitlis, Elazığ, Adana, İzmir ve Muğla.
Duyuruda ayrıca Gaziantep’teki ABD misyonlarının geçici olarak kapatıldığı, güvenlik tehdidinin ortadan kalkması halinde bu kararın değiştirileceği belirtildi.

Gaziantep Emniyet Müdürlüğü önünde , 1 Mayıs tarihinde IŞİD tarafından bomba yüklü araçla bir saldırı düzenlendi. Terör saldırısında 3 polis memuru şehit oldu, 18’i polis 22 kişi yaralandı. Amerika bir ay önce Gaziantep’teki ABD misyonlarını geçici olarak kapatmıştı.

Gaziantep Emniyet Müdürlüğü önünde , 1 Mayıs tarihinde IŞİD tarafından bomba yüklü araçla bir saldırı düzenlendi. Terör saldırısında 3 polis memuru şehit oldu, 18’i polis 22 kişi yaralandı. Amerika bir ay önce Gaziantep’teki ABD misyonlarını geçici olarak kapatmıştı.

Son olarak İngiltere sadece Ankara Büyükelçiliğini kapatmış; Yani Ankara’da bir terör saldırısı bekliyor. Almanya ise Hem Ankara hemde İstanbul’da ki temsilcilik ve okullarını kapatmış. Almanya ise daha çok İstanbul’da Taksim bölgesinde bir saldırı bekliyor gibi. Bakalım hangi ülke eliyle koymuş gibi terör saldırılarını yine tahmin edebilecek…

Meraklısına aşağıda bazı bilgiler paylaşıyorum;

Türkiye’deİllere göre
Canlı Bomba Saldırıları
İl Saldırı
sayısı
İstanbul 14
Ankara 5
Hakkari 5
Adana 4
Gaziantep 3
Van 3
Bingöl 2
Ağrı 1
Antalya 1
Bursa 1
Diyarbakır 1
Kayseri 1
Sivas 1
Şanlıurfa 1
Şırnak 1
Tunceli 1
Örgüte göre
Örgüt Saldırı
sayısı
Ölen
sayısı
PKK 21 69
İŞİD 9 265
DHKPC 4 10
TAK 4 80
El Kaide’nin Türkiye yapılanması 3 61
Yaziyi gonderen in: Genel |
Eyl
14
2016
0

Zamanda yolculuğun en büyük kanıtı Facebook’tur.

Komplo Teorisi

TORUNUMUZUN TORUNU İLE YEMEK  YİYORUZ HABERİMİZ YOK

facebookAslında her insan zamanda yolculuk yapar! Kimi anılarıyla geçmişe kimi hayalleriyle geleceğe…

Her gün kullandığımız Facebook, İnstagram gibi sosyal ağlarda önemli anlarımızı paylaşıyor ve konum belirtiyoruz. Peki ama bizi buna iten güç nedir. Sosyalleşmek mi? Yoksa ego tatmini mi? Yoksa bizim bile bilmediğimiz başka şeyler mi var?

Facebook pek çok insanın bildiği gibi CIA tarafından kurdurulan bir sosyal ağ.Kuruluş tarihi 04.02.2004 (Bu tarih benim özellikle dikkatimi çekti ama o yazıyı daha sonra kaleme almak istiyorum)  bu tarih bence zamanda yolculuk için bir milattır. Bu tarihten sonrasına,  zamanda yolculuk yapmak daha kolay olsa gerek.

Milyarlarca kişi güncel fotoğraflarını, duygularını, yaptığı işleri, gelecek planlarını, arkadaşlarını bu sosyal ağ üzerinden paylaşıyor. Veriler CIA tarafından analiz edilip işleniyor olsa gerek. Bunun dışında twitter, instagram gibi sosyal ağlarda Facebook’u tamamlayan ağlar.

Şöyleki Facebook’ta insanlar daha çok ne kadar mutlu olduklarını göstermeye çalışırken, twitter’da ise her şeye nefretlerini kusuyorlar. Böylece parçanın eksik parçası twitter ile tamamlanmış oluyor.

“Facebook mutluluklarımızın,  twitter nefretlerimizin paylaşıldığı sosyal ağlardır”

Yukarıda söylediklerimi daha da açabilir ve sayfalarca yazı yazabiliriz ama ben olayın başka bir boyutunu burada paylaşacağım. Bundan iki yüz yıl ileriye gidelim. İki yüz yıl sonra torunlarımızın torunları bugüne gelip bizi ziyaret etmek isteseler onlara nasıl yardımcı olabilirdik. Tabi ki bugün yaptığımız şeyleri paylaşıp, konumumuzu atarak. Bunu da en iyi Facebook gibi sosyal ağları kullanarak yapabiliriz. Tarih ve konum kayıtlarımızı bilen birisi zaman makinesini kullanarak tam da bizim olduğumuz yere kolayca gelebilecektir.

zamanda-yolculuk-yap-7599de9741495a4c9045

Burada şunu iddia etmiyorum; Gelip bizim yaşamımıza müdahale edecekler. Bu kesinlikle olmayacaktır çünkü, en küçük müdahalede belkide, kendilerinin dünyaya gelişlerini engelleyecekler ve böyle bir yolculuğa çıkmaları imkansız olacaktır.

Ama şunu iddia ediyorum. Gittiğiniz bir kafede veya restaurantta belki torunlarınızın torunları, yan masada oturmuş sizi izliyor olacaklardır.

 

zamana

Yaziyi gonderen in: Genel |
Eyl
06
2016
0

Suriye’de Sigara Firmaları Çok Fena Yakalandılar…Kimse Farketmedi…

Son dönemde Türkiye’de satılan sigara adetinde büyük artış oldu. 2014 yılında 94.6 milyar adet sigara satılırken, 2015 yılında bu rakam 103.2 milyar adete çıktı. Böylece  sigara ile savaşta  1997 öncesine dönmüş olduk. Peki biz nasıl oldu da 20 yıl öncesine döndük. Geçtiğimiz günlerde Menbiç’ten servis edilen bazı fotoğrafları gördüğümde kafamda bir şey donk etti. Ben bu görüntüleri daha önce de görmemiş miydim? Çalıştır saksıyı Huzur dedim ve film 1929’a sardı.

"Suriye'de koalisyon güçlerinin hava desteğinde 1 Haziran'da başlatılan operasyonda PYD'nin başı çektiği Suriye Demokratik Güçleri, 2014'ten beri işgal altında olan Menbiç'i IŞİD'ten temizledi. IŞİD'in kentten çekilmesiyle birlikte örgütün baskısından kurtulan halkın sevinci objektiflere yansıdı. IŞİD'in sigara yasağından kurtulan kadınların yaptığı ilk iş sigara ile poz vermek oldu. Erkekler de sakallarını traş ettirdi. O anların fotoğrafları bütün dünyada yankı buldu."

“Suriye’de koalisyon güçlerinin hava desteğinde 1 Haziran’da başlatılan operasyonda PYD’nin başı çektiği Suriye Demokratik Güçleri, 2014’ten beri işgal altında olan Menbiç’i IŞİD’ten temizledi. IŞİD’in kentten çekilmesiyle birlikte örgütün baskısından kurtulan halkın sevinci objektiflere yansıdı. IŞİD’in sigara yasağından kurtulan kadınların yaptığı ilk iş sigara ile poz vermek oldu. Erkekler de sakallarını traş ettirdi. O anların fotoğrafları bütün dünyada yankı buldu.” Cnn Türk

Amerika o yıllarda dünyanın yükselen yıldızıydı. Uzaya top göndermek (uydu değil)  neyse Amerika’ya gitmek te öyleydi. Yeni kıtaydı Amerika. Zenginlik oradaydı. Bütün kafası çalışan entellektüeller soluğu orada alıyorlardı. Taşı parlatıp elmas diye satabilirdin orada. Toprağı biraz eşelesen altın fışkırırdı. Özgürlükler ülkesi deniyordu oraya. Özgürlük heykelinden belkide, öyle deniyordu ama o heykelin parasını da biz ödememiş miydik? Heykeli yaptırıp süveyş kanalının en ucuna diktirecekken, Mısır valisi İsmail  Paşa çıkıp ta müslüman ülkesinde hiç böyle bir heykel olur mu demeseydi, belkide yıllar sonra Amerika, ben Ortadoğuya özgürlük getireceğim diyemeyecekti…

Şimdi gelelim esas konumuza. Amerikanın her şeyden nasıl nemalandığını gösteren bir hikaye anlatacağım size. Bu hikaye hiçbir zaman bitmeyen bir hikaye oysa..Bakalım nasılmış…

1929 yılında sigara firmalarının Amerika’da kadınları sigaraya alıştırmak için uyguladıkları yöntemler halen tüm dünyada uygulanıyor. Masum olarak sunulan bu fotoğraflar tüm dünyadaki basın yayın organları tarafından manşetlerden verildi. Peki ama bu fotoğraflar neye hizmet ediyor merak ettiniz mi hiç. Sevimli ve masum olarak verilen bu fotoğraflar oysaki hiçte masum değildi…

Yaşlı bir teyzede 'özgürlüğünü' kutluyor.

Yaşlı bir teyzede ‘özgürlüğünü’ kutluyor.

Şimdi günümüzden 1929’a dönelim. Amerikan sigara firmaları satışlarını artırabilmek için kadınları sigaraya alıştırmak istiyordu. Oysaki o dönemde kadınların sigara içmesi basitlik ve hatta fahişelik olarak görülüyordu. Peki ama bunu nasıl sağlayabilirlerdi. Oysaki kadınlar özgürce sokaklarda sigara içmeliydi. Bunu insanlara empoze ederkende   bunu insanlara güzel göstererek yapmak gerekiyordu. Sigara firmeları o dönemde halkla ilişkilerin yani PR’ın babası sayılan Edward Bernays’i o dönem küçük bir servet sayılan  25.000 dolara tuttular. Parayı Lucky Strike Sigara firması verdi.

Edward Bernays kimdir peki ?

Edward Bernays 1928 yılında Propaganda isimli bir kitabı yazan kişidir. Halkla İlişkiler ya da PR (Public Relations) dedikleri ve bugün büyük sermaye kuruluşlarından siyasi partilere kadar büyük bir yelpazede  kullanılan şeyin babası sayılan kişidir.  Propaganda kitabı  Hitler’in başucu kitaplarından biridir. Peki bu kitabın özeti nedir?

“Toplumlar koyun gibidir doğru karar veremezler. O nedenle birileri çıkıp onlar adına karar vermeli ama bu kararları toplumun kendilerinin verdiğinin sanması gerekir ve bunun için onları adeta koyun gibi güderek kararı kendilerinin verdiği yönünde algı oluşturmak yani algılarını yönetmek gereklidir.” Edward Bernays

EDWARD BERNAYS TOPLUMSAL ALGI YARATILIYOR

25.000 Doları cebe indiren Edward hemen işe koyulur. Kampanyasına daha sonra Amerikan devletinin  sömürgecilik ve işgal etmek istediği ülkeler için kullandığı özgürleştirme kavramının belkide isim babası olan “Torches of Freedom” yani Özgürlük Meşaleleri adını verdi. Bu kadınların özgürlüğünden çok sigara bağımlılığının meşalesi olacaktı. Bunun için özel bir gün  Amerikalıların meşhur Paskalya (Diriliş günü)  Festivali seçildi.

Sokakta sigara içen kadınlar

Sokakta sigara içen kadınlar

Paskalya günü  Bernays’in sekreteri de olan Bertha Hunt gösteriler sırasında 5. Bulvarda kalabalığın ortasında bir grup kadınla ortaya çıktı ve  “Lucky Cigarette” sigarasını yaktı. Sonra tüm kadınlar sigara içerek yürüdüler.

Tabi bütün bunlar için organizasyon hazırdı. 1 Nisan 1929 tarihli The New York Times “Group of Girls Puff at Cigarettes as a Gesture of ‘Freedom” yani “Kızlar grubu Özgürlük simgesi olarak sigara içti” şeklinde bir başlık attı. Tüm ülkede kadınlar benzer şeyi yapmaya başladılar. Tabi bu işte son gülenler Bernays ve gerçekte Tütün Endüstrisi oldu.

"Eski bir ön yargı kırıldı" başlığıyla Lucky Strike Sigarası reklamı“Eski bir ön yargı kırıldı” başlığıyla Lucky Strike Sigarası reklamı

Bugün ise tüm Dünyada bu algı operasyonu devam ediyor. Son olarak Menbiç’te İşid’ten temizlenen bölgede bir baktık ki kadınlar özgürlüklerini sigara yakarak kutluyorlar. Gencinden yaşlısına hepsi yakmışlar bir sigara özgürlüklerini kutluyorlar. Peki bu size artık bir şeyler ifade ediyor  mu?

15

 sigara

 

Yaziyi gonderen in: Genel |
Tem
17
2016
0

Darbenin şifresi Google’da saklı

Merhaba arkadaşlar, bu yazımızda 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin şifrelerini Google üzerinden açıklamaya çalışacağım. Teknolojinin gelişmesiyle artık herkesin elinin altında bir bilgisayar ve tablet mutlaka var. Telefonunuzda, tabletinizde, bilgisayarınızda yaptığınız her arama Google tarafından analiz ediliyor ve geçmişe dönük olarak yayınlanıyor.

Bazı büyük ülkeler yapay oluşumlar ile terör örgütleri oluşturuyorlar ve işleri bitince yerlerine başka bir örgütü getiriyorlar. Bu konuyu El Kaide ve İşid üzerinden analiz edersek;

Google trend de El Kaide aramalarına bir bakalım. 2004 yılından 2011 yılına kadar aramalar gittikçe azalıyor ve Usame Bin Ladin’in öldürüldüğü 2011 yılında zirve yapıp düşüşe geçiyor.

EL KAİDE

Yıllara göre El Kaide arama grafiği

Peki El Kaide bittiğinde yerine hangi terör örgütü getirildi bir de ona bakalım. Tahmin ettiğiniz gibi El Kaideye ihtiyacı kalmayan küresel güçler onu çöpe atarken yerine İşid’i kuruyorlardı. El Kaide 2014 yılında Google aramalarında dip yaparken İşid ise zirve yapıyordu. Sadece Google aramalarındaki arama sayıları bile bu örgütlerin geleceğine ışık tutuyor.

IŞİD

Yıllara göre İşid arama grafiği

Şimdi birde Pkk ve Pyd üzerinden bu grafiklere bakalım.İki grafiği üst üste koyduğumuz zaman Pyd, Pkk’yı 2013 Kasımında geçiyor ve Pyd sorunu başlamış oluyordu.

PKK PYD GRAFİĞİ

 

Peki ama 15 Temmuz’daki darbe girişimi Google aramalarında geliyorum demiş miydi ? Evet o da geliyorum diyordu. Şimdi birde onun aramalardaki grafiğine bakalım;

fetö

Yıllara göre Fetö arama grafiği

Tabloya göre Fetö  Terör örgütü 2005 yılında ilk sinyallerini (üç ay boyunca) vermesine rağmen ancak on yıl sonra 2015 yılının ilk aylarında Türkiye’de kendisine yer buluyordu. Yani tam on yıl boyunca göz ardı edilmişti. Bunun sonucu olarak ta bir buçuk sene sonra dallanıp budaklanıyor ve darbe olarak önümüze koyuluyordu…

Yaziyi gonderen in: Genel |
Tem
14
2016
0

Ethereum Nedir?

Ethereum Nedir?

ethereum

İlk defa Kuzey Amerika Bitcoin Konferansında kurucusu Vitalik Buterin tarafından tanıtımı yapılan ve kendilerinin bile beklemediği büyük bir ilgi ile karşılaşan Ethereum dışarıdan bakıldığında bir “ altcoin ” gibi görünse de aslında diğer altcoinlere nazaran çok daha fazla yenilik içerin bir sistem.

Tek bir cümle ile açıklamak gerekirse, Ethereum Projesi, ana güç kaynağı ETR (kripto para) olan bir Kripto İşletim Sistemidir. Bitcoin’in blockchain mantığından yola çıkılarak oluşturulan Ethereum platformu, kendisine ait özel bir yazım dili kullanarak bu işletim sistemi üzerinde “merkezi olmayan” yazılım protokolleri geliştirilmesine olanak sağlamaktadır. Bu protokoller sayesinde aynı ana işletim sistemi içerisinde ve tek bir blockchain üzerinden kabul edilmiş kontratlar kullanarak binlerce altcoin yaratmak mümkün olabilecek. Çoğu insan Ethereum’u şu şekilde tanımlıyor:  “Bitcoin Vol 2”

Ethereum, algoritması gereği, scrypt madenciliği ile Asic cihazlara karşı dirençli bir yapıya sahip. Bu sayede her bireysel bilgisayar rahatlıkla madencilik yapabilecek ve sistem ağı çok daha geniş kitleler tarafından beslenebilecek.

Ethereum Nasıl Alınabilir?

Öncelikle www.btcturk.com sitesine üye oluyoruz. Hesabımıza TL gönderip bitcoin satın alıyoruz. Daha sonra bu bitcoinleri www.poloniex.com sitesinde açtığımız cüzdanımıza aktarıyoruz.
https://poloniex.com/exchange#btc_eth sayfasından bitcoinleri, ethereum’a çeviriyoruz.

Ethereum Nasıl Satılır?

İlk önce ethereumu bitcoine çeviriyoruz.Sonra  btctürk btc deposits adresinizi kopyalayıp sonra poloniex de deposits/withdrawals bölümüne gidiyoruz orada btc yi buluyoruz sonra yanındaki withdrawals kısmına tıklıyoruz.  Btctürk btc deposits adresinizi ve göndereceğiniz miktarı oraya girin ve gönderin bu kadar.

Not: Bu yazı bilgi vermek amaçlı yazılmıştır. Yapılan işlemlerden her hangi bir sorumluluk kabul edilmez.

 

Şub
26
2016
0

Yeni Projelerle Karşınızdayım

Huzur KandemirUzun zamandır düşündüğümüz kitap sitelerimiz artık yayında. 17 milyon öğrencisi olan Türkiye kitap pazarında daha fazla geri kalmak istemedik. Müşterilerimize daha iyi hizmet verebilmek için operasyon merkezimizi 3.000 m² alanda 1.000.000 üzerinde kitap stoğu ile yeni hizmet merkezimize taşıdık.

İki adet kitap sitesi açtık.Bu kitap sitelerimizle 7 gün 24 saat online satış yapıyoruz. 49 TL ve üzerindeki siparişlerde kargo ücretini biz karşılıyoruz. İsteyen müşterilerimize, tüm kredi kartlarında taksit yapıyoruz.

Bu sitelerimize ek olarak gelecek senelerde oyuncak sitmiz ve sarf malzemeleri satan bir sitemiz daha yayında olacak.

Artık çağımızın e ticaret çağı olduğunu biliyor ve ona göre pozisyon alıyoruz.

Sizleride bidolukitap ve boomkitap sitelerimize davet ediyor, güzel kitaplarla buluşturmak istiyoruz.

“İnsan her gün bir parça müzik dinlemeli, iyi bir şiir okumalı, güzel bir tablo görmeli ve mümkünse birkaç mantıklı cümle söylemelidir.”

Sevgilerimle

Huzur Kandemir

Şub
12
2016
0

Doğru Seo ve doğru reklam ile e-ticarette zirveye oynayın

seo

Televizyon Reklamları ve Online Alışveriş

Gelişen teknoloji sebebi ile online alışverişin kolay, hızlı ve çabuk erişilebilir olmasından dolayı insanların alışveriş çılgınlığı giderek çığ gibi büyüyor. Yapılan araştırmalara göre televizyonlarda prime time denilen aralıkta yani 20.00 ile 23.00 saatleri arasında daha pahalı, daha hızlı ve daha fazla alışveriş yapılmaktadır. Bunun temel sebebi televizyon reklamlarıdır. Araştırmaya göre bu saatler arasında online mağazaların günlük ziyaret oranı bu saatlerde zirve yapıyor. Bu süre içinde her saatte ortalama % 69 daha fazla para harcanıyor. İnsanlar televizyon karşısında otururken satın almaya daha çabuk karar veriyor ve online alışveriş sitelerine yöneliyor. O yüzden bu saatler arasında daha dikkatli davranılması gerekiyor. (Devamini okumak icin tiklayin)

Kas
02
2014
0

Ödüllü Fotoğraflar

AdsızTasherasong - Action

© Mark Teo Zhengcong/Red Bull Content Pool

xzdvcxcvcv Adsızsdffffffffffffffasdsad Adsızsdfgfdg Adsızvcbbnv adzd kşklkjkjhjhgj sdsxfxcgcvbcvb şşkljkjkh xcvxcvxcvcvcb xcvxcvxcvcxvxcvxcv  zxc zxvccvb

sdfghjklhgf cxvcvxcvx xfxcx

tumblr_nmcd8o4sov1ur69d2o1_r1_1280

2Q-1 Z-1wedding_1 weddingtips_cover

Yaziyi gonderen in: Fotoğrafcılık |
Oca
09
2014
0

20 Derste Osmanlıca Öğrenin

osmanlıca1

Arkadaşlar az ve öz olarak 20 derste Osmanlıca öğrenmek isterseniz aşağıdaki dersleri takip edebilirsiniz.Her gün bir saat çalışmanız yeterlidir.Konuya çalışın ve tekrarlarla kendinizi pekiştirin. Kolay gelsin… (Devamini okumak icin tiklayin)

Eki
17
2013
0

En İyi On Türk Romanı

Türk romanının 50 yıllık serüveninde öne çıkan yapıtları eleştirmenlere, dil uzmanlarına, akademisyenlere sorduk. 10 jüri üyesinden 10 Türk romanının ismini istedik. Jüri üyelerinin, Türk edebiyatının en verimli dönemine denk düşen son yarım yüzyıldan en iyi romanları derlerken zorlandıklarına kuşku yok. O yüzden bazıları seçimlerini gerekçelendirdi. Yaşar Kemal, Oğuz Atay ve Orhan Pamuk, çeşitli kitaplarıyla 10 kişilik jürinin tüm listelerine giren isimler oldu

1-Tutunamayanlar

Modern Türk edebiyatında dönüm noktası

oguz atay

Oğuz Atay’ın ilk romanı. Yayımlandığı 1970 yılında TRT Roman Ödülü’nü kazandı. Modern Türk Edebiyatı’nın en önemli eserlerinden. Dil ve anlatım biçimi edebiyatta bir devrim olarak kabul ediliyor. Doğan Hızlan, “Her zaman tartışılacak. Sadece Türk edebiyatında değil, çağdaş Türkiye tarihinde önemli bir etki bırakan kitap olduğu için” diyor. Konusu özetle şöyle: Selim Işık’ın intihar ettiğini öğrenen Turgut Özben, ihmal ettiğini düşündüğü arkadaşının geçmişinin izini sürmeye çalışır. Romanda birçok kişinin her biri aslında Selim’in hayatındadır. Selim Işık ‘düşünen ve sorgulayan insan’ın simgesidir ve bu yüzden ‘tutunamamış’tır.

2- Saatleri Ayarlama Enstitüsü

Doğu-batı sarmalında bocalayan toplum

saat

Tanpınar’ın kült kitabı 1962’de yayımlandı. Doğu-Batı; iki uygarlık arasında bocalayan toplumumuzun tutum ve davranışlarını alaya alan eleştirel bir roman. Yapıt çocukluğu II. Abdülhamit döneminde geçen, Meşrutiyet ve Cumhuriyet dönemlerinde de yaşayan Hayri İrdal’ın anıları şeklinde kurgulanmış. Dört bölümden oluşuyor: Büyük Ümitler, Küçük Hakikatler, Sabaha Doğru, Her Mevsimin Bir Sonu Vardır. Konur Ertop seçimini, “Abdülhamit döneminden 1940’lara uzanan süreçte toplumumuzu etkileyen düşünceleri, bu etkiler içindeki yaşama biçimimizi yansıttığı, incelikli bir alaysamadan beslendiği için” sözleriyle gerekçelendiriyor.

3- İnce Memed

50 yıldır okunan kült yapıt

ince memed

Nobel ödülüne aday gösterilen ilk Türk edebiyatçısı Yaşar Kemal’in 1955’te yazdığı, sonraki yıllarda devamını kaleme aldığı ilk romanı. Yaşar Kemal bu romanla Varlık Roman Armağanı’nı kazandı. O dönem Cumhuriyet gazetesinde tefrika edilen dört ciltlik yapıt, yaklaşık kırk dile çevrildi. Doğan Hızlan, İnce Memed’i seçmesinin nedenini, “Destan geleneğinden gelip, kendi destanını yazdığı ve 50 yıldır okunan bir eser olduğu için” sözleriyle açıklıyor. Olaylar Cumhuriyet’in ilk yıllarında geçiyor. Anadolu halkının geri kalmışlığı, cahil bırakılmışlığı, köy hayatının sefaleti ve ağaların tüm yöreye tamamen hakim olması üzerine bu duruma karşı bir isyan öyküsü Türk dilinin en güzel kullanımı ve muhteşem tasvirlerle anlatılıyor.

4- Anayurt Oteli

Filmi de bir başyapıt

anayurt oteli

Yusuf Atılgan’ın Anayurt Oteli romanı 1973’te yayımlandı. Yalnızlık ve psikolojik yabancılaşmayı işlediği için modern Türk romanının Oğuz Atay’ın öncüsü sayılıyor. ‘Aylak Adam’ romanında olduğu gibi bu roman da tek karakter üzerine kurulmuş. Kitap gibi, Ömer Kavur’un yönettiği aynı adlı filmi de Türk sinemasında bir başyapıt ilan edildi. Doğan Hızlan kitabı, “Kent-kasaba ikilemi kadar, birey yalnızlaşmasını olağanüstü bir etkileyicilikle dile getirdiği için” seçtiğini belirtiyor. Kendisini otelle sınırlayan Zebercet’in dış dünya ve insanlarla ilişkisi asgaridir. Roman, bir kadının otelde bir gece kalıp ertesi gün gene geleceğini söyleyip gitmesiyle başlar. Bu ziyaret Zebercet’in gerçek bir sevgiyi yaşayabileceği bir kadına sahip olma güdüsünü uyandırır. Bu devre Zebercet’in dış dünyaya açıldığı dönemdir.

5- Bir Gün Tek Başına

bir gün tek basina

Vedat Türkali’nin 744 sayfalık ilk romanı Milliyet Yayınları 1974 Roman Ödülü’nü kazandıktan sonra yayımlandığında büyük ilgi gördü. 1975 Orhan Kemal Roman Armağanı’nı da kazandı. Kitap 27 Mayıs’ı ortaya çıkaran koşulları edebi bir dille anlatıyor. Feridun Andaç, “Dönem romanı kavramını zenginleştiren anlatım zenginliği, sinemasal öğeleri başarıyla kullanması; karakterlerin gerçekçi biçimde dile gelen öyküleriyle klasik roman örgüsünü günümüz romanında taçlandıran bir başyapıt” diyor. Gizli bir komünist örgüte girmekle suçlanan Kenan, nezarette polisten yediği bir tokattan sonra örgütten uzaklaşmıştır. Bir gece gazeteci arkadaşlarıyla içmeye gittiğinde felsefe son sınıf öğrencisi Günsel’le tanışır. O gece koyu sabaha kadar içer, uzun uzun konuşurlar. Kenan eve dönerken kan zehirlenmesi geçirir ve nekahat döneminde Günsel’i düşünür…

6- Sevgili Arsız Ölüm

Büyülü gerçekçiliğe yakıştırılıyor

arsiz olum

Latife Tekin’in 1983’te yayımlandığında edebiyat gündemine ilk kitabı. Gerçekçi romanın çizgisel yapısını da kıran yazar, canlı-cansız, hayat-ölüm ve dünya-öte dünya ayrımlarını bulanıklaştırarak, edebi tavrını gerçekle hayali olan arasındaki geçişler üzerine kuruyor. Tekin’in özyaşamını da içeren kitap, Huvat ailesinin köydeki yaşamlarını, yoksulluk bilgilerini, köyden kente göçlerini ve geleneksel kültürleriyle kentteki yaşama tutunma çabalarını anlatıyor. Büyülü gerçekçilik akımına da yakıştırılan romanının ardından peş peşe diğer romanları geldi. İngilizce, Almanca, Fransızca, İtalyanca, Farsça ve Hollandacaya çevrildi. Konur Ertop kitabı, köy romanının alışılmış sınırlarını genişlettiği, köyde (daha sonra gecekondu ortamında) büyülü gerçekçilik anlayışıyla yaşamı, inanç dünyasını gözönüne serdiği için listeye aldığını söylüyor.

7- Devlet Ana

Osmanlının kuruluş romanı

devlet ana

Kemal Tahir’in en iyi romanı olarak nitelenen kitap 1967’de yayımlandı, 1968’de TDK Ödülü’nü kazandı. Devlet Ana, Osmanlı Devleti kurulmadan önceki Anadolu’nun görünümünü ve Anadolu insanının özlemlerini anlatırken onların güçlü güvenli adaletli bir devlete duyduğu ihtiyacı da açığa çıkarıyor. Kitap, Ertuğrul Bey’in at bakıcısı Demircan’ın öldürülmesiyle başlar. İkinci olay Ertuğrul’un ölümü ve Osman Bey’in oymağın beyliğini üstlenmesidir. Osman Bey, zamanının ulularından Şeyh Edebali’nin kızını alır. Diğer yandan Orhan Bey, Nilüfer Hatun’la olan ilişkisini evlenmeye kadar vardırır. Ancak, roman Orhan Bey evlenmeden son bulur.

8- Benim Adım Kırmızı

Ölüler ve nesneler dile geliyor

benim adim kirmizi

Orhan Pamuk’a Nobel’in yolunu döşeyen kitaplardan. 1998’de yayımlanan roman 1591’de Osmanlı Padişahı III. Murat döneminde İstanbul’da geçer. Saray hattatları ve nakkaşları padişahın emriyle hazırlanan bir kitap için gizlice Frenk etkisi taşıyan resimler yaparlar. Kitabın başlıca kahramanları, sanatçıları evinde barındıran evin kızı Şeküre ve ona aşık teyzeoğlu Kara’dır. İstanbul’da pahalılık ve korku hüküm sürmekteyken bu evdeki hattat ve nakkaşlar kahvehanelerde toplanıp meddahların anlattığı hikayelerle eğlenir. Benim Adım Kırmızı’nın bir özelliği de, ölüler ve cansız nesnelerin dile gelerek öyküyü kendi bakış açılarıyla anlatması. Pek çok uluslarası ödül kazandı ve 46 dile çevrildı.

9-  Bir Düğün Gecesi

1970’li yılların Türkiye’sinde ordu, siyaset, iş dünyası

bir düğün gecesi

Adalet Ağaoğlu’nun 1979’da yayımlanan ‘Bir Düğün Gecesi’ romanı, ‘Dar Zamanlar’ adlı üç kitaplık roman dizisinin ikinci kitabı. ‘Ölmeye Yatmak’ romanının devamı olarak kurgulandı; iki romanda aynı kişilerin hayatlarından kesitler sıralanır. Bu ikiliyi, 1987’de yayımlanan ‘Hayır’ adlı romanı takip eder. 1970’li yılların Türkiye’sinde ordu, siyaset, iş dünyası arasındaki ittifakı bir gece içinde gerçekleşen birkaç ana olay etrafında ve bir düğüne katılan davetliler üzerinden anlatan roman, büyük ilgi gördü ve çok sayıda ödül aldı. 1979 Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü, 1980 Orhan Kemal Roman Armağanı ve 1980 Madaralı Roman Ödülü bunlardan bazıları.

10- Her Gece Bodrum

Kırgın bir aşk hikayesi

selim ileri

Selim İleri’nin 1976’da yayımlanan kitabı çağdaş Türk edebiyatının temel romanlarından. İleri’yi geniş okur kitleleriyle buluşturdu. Çok prestijli bir ödülün de sahibi: 1977 TDK Roman Ödülü. Doğan Hızlan bu roman için şöyle diyor: “Selim İleri’nin DNA’sının yattığı eserlerinin önde gelenidir. Onun klasikleri arasındadır.” Roman, 1992’de yine yazarı Selim İleri’nin senaryosuyla sinemaya da uyarlandı. Konusu evlenmemiş bir kadının Bodrum tatilinde yaşadığı kırgın bir aşk etrafında şekilleniyor

Hürriyet

Yaziyi gonderen in: Genel,Kitap |

C WP Ataofis